İlk yudumda yüzümüzü buruşturduğumuz o acı tat, zamanla vazgeçemediğimiz bir sabah ritüeline dönüşüyor. Peki dilimizin başta hiç sevmediği bir içeceğe nasıl bu kadar bağlanıyoruz? Evet, kahveden bahsediyoruz.Kaliforniya Üniversitesi San Francisco'dan (UCSF) araştırmacıların hakemli bilim dergisi Nature'da yayımlanan çalışması, bu sorunun cevabının dilde değil, bağırsaktan beyne giden yavaş bir sinyalde saklı olabileceğini gösteriyor.Kaynak